Despotique

guclu ve zayif
Toonpool'dan



Güneye bakıp
Titredi alnı garip
Secde umarak...

Yazan:
Ars Ivci

Devamı

Darwin Uyarmıştı Zaten

guvenle buyu turkiye

Cahil hoyrattır; su, ağaç, toprak, vb onun için içi boş sözcüklerdir, bir anlam ifade etmez. Şizofrenik cehaletin hüküm sürdüğü bu diyarda, Soma'da yüzlerce madencinin öldüğü gün Çalışma Bakanlığı'nın "Güvenle Büyü Türkiye" spotu yayınlanır ve kask takmanın önemi vurgulanır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın benzer bir spotundan sonra dışarıda salata yemeyi bırakmıştım. Bu günlerde, tavukçulukta ne kadar ileri gittiğimiz anlatılıyor. Yani, bundan sonra tavuk da yemeyeceğim: piliç yetiştirmede demokrasimizin yarısı kadar ileriysek bütün tavuklar insan sağlığına zararlıdır.

Keza, aynı bakanlığın toprağı korumakla ilgili tvlerde yaynlanan görselleri, katledilen ormanları, sel altındaki köyleri, su basan şehirleri gördükçe daha bir inandırıcı oluyor.

Üniversitelerimiz de göz kamaştırıyor. Akademik çarkıfelekle atanan intihal ustalarının makalelerini yayımlamak için uluslararası saygın bilim dergileri birbirinin peşisıra kuyrukta. Profesörler doçentleri, asistanlar dekanları öldürüyor.

Yüzlerce çalışanı kovulduktan sonra veteriner müdürler tarafından idare edilen TÜBİTAK, büyük yolsuzluk ses kayıtları için montajdır demiş. Neymiş? Kayıtlar montaj, yani gerçekmiş. Zamanında Darwin uyarmıştı zaten!

Yazan:
Ars Ivci

Devamı

Hırsız Katil Yalancı

hirsiz, katil, yalanci yamyam numunesi
Kimilerinize film adı gibi geldi, değil mi? Olabilirdi de, Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı (1989) isimli eserden oldukça farklı halbuki Hırsız Katil Yalancı'nın konusu. Herşeyden önce duyanların aklına gelen ilk şey sinema değil bir kişi, bir insan; hatta insan da değil bir yamyam. Evet, tıpkı vampirler ve kurtadamlar gibi yamyamlar da gerçek ve halâ yaşıyorlar.

Yaşıyorlar, aramızdalar. Bizim gibiler; evleniyor, çoluk çocuk sahibi oluyor, rüşvet alıp veriyor, hayır hasenat yapıyor, günah işliyorlar. Yine de gizlenmek için bütün çabalarına rağmen tanımak çok kolay onları:

  • Ciltleri kösele gibi, zımpara kağıdından hallice. Kızarmıyor, çürümüyor.
  • Potansiyel yemeklerine hitap ederken gereksiz yere yüksek, yamyam arkadaşlarıyla konuşurken kısık çıkıyor sesleri.
  • Asalak olduklarının, ancak başkalarının etiyle yaşamlarını sürdürebileceklerinin farkındalar, bunu yapmaya yeteneklerinin olmadığının da.  Bunun için gözleri kapalı destekliyorlar birbirlerini.

Ve çırpınıyor insancıklar, iştahları bir türlü dinmeyen yamyamların midelerine olan tek yönlü yolculuğa çıkmamak için.

Ve haykırıyor Hırsız Katil Yalancı:

Bennn...
Benimmm...
Sen kim oluyorsun?
Haddini bil.

Sinirleri bozuk. Kaç gündür aç; bir rahat vermediler ki iki karaciğerle üç böbrek götürsün. Midesi gurulduyor, ağzı kokuyor. Açlıktan başı dönüyor.

Ve evrimin tunç kuralı işliyor, işleyecek. Hemcinslerini yiyen yamyamların soyu tükenecek, tarihe karışacak. Ardından tarlalar sürülecek, hayvanlar güdülecek, demir işlenecek, uzaktaki fabrikaların bacasıysa püfür püfür. Alın teri damlayacak biraz eğilince öne. Fırından gelmiş  sıcacık ekmek bölünecek, soğan kırılacak ve başlayacak emekçilerin şöleni.

Yazan:
Ars Ivci

Devamı

Emacs Twitter Slackware

Siz de benim gibi Twitter'i Emacs ile kullanmak istiyorsanız ve gözde Linux dağıtımınız Slackware (14.1, 64 bit) ise, Emacs Wiki'de bahsedilen ayarlar birebir uygulanamayabilir. Şu ana dek denk geldiğim farklılıkları burada kaydedeceğim.

Aşağıdaki ayar wikide opsiyonel olarak gösterilmiş (.emacs dosyasına):

(setq twittering-cert-file "/etc/ssl/certs/ca-bundle.crt")

Slackware kullanıcıları için bu ayar zorunlu ve şu şekilde olmak zorunda, aksi halde libcurl (error code=60) hatası veriyor (failed to retrieve authentication token):

(setq twittering-cert-file "/etc/ssl/certs/ca-certificates.crt")

Twitter sertifika yolunu bu şekilde emacs configürasyon dosyasına (.emacs) kaydettikten sonra "M-x twit" sorunsuz çalışacaktır.

Yazan:
Ars Ivci

Devamı

Takip için Bilal Erdoğan'ı Görevlendirdiniz mi?

CHP Milletvekili Umut Oran'ın sansürlenen soru önergesi aşağıdadır:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan, bazı bakanlar ve kamudan sıklıkla ihale alan bazı işadamlarına ait son telefon görüşmesi tapeleri CHP tarafından TBMM gündemine taşındı. Sabah-atv grubunun satışını yeniden gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Erdoğan’a, “Sabah-atv satış koordinatörünüz Binali Yıldırım mıdır? Takip için Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi?” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği soru önergesiyle son tapeleri değerlendirdi. Umut Oran’ın, Erdoğan’dan yanıt beklediği sorular şöyle:

Sıkıntıdayız hallolacak bu iş

- 21 Temmuz 2013 tarihinde Cengiz Koloğlu ile evinizde yaptığınız görüşmede Sabah ve ATV ile ilgili olarak “sıkıntıdayız, hallolacak bu iş” demek suretiyle bu basın organlarının alınması yönünde sözlü bir talimat verdiniz mi?

- 21 Ağustos 2013 tarihinde sizin talimatınız doğrultusunda o dönem Bakanlık yapmakta olan Binali Yıldırım, İbrahim Çeçen ve Mehmet Cengiz’e Turkuaz Grubunun Cengiz, Kolin, Limak tarafından satın alınması için bir talimat vermiş midir?

Koordinatör Binalı Yıldırım mı?

- Sabah-atv satışı için kurulan para havuzunun koordinatörü Binali Yıldırım mıdır?

Ankara-İstanbul hızlı treni

- 3 Eylül 2012 tarihinde Ankara Ahlatlıbel’de bulunan sosyal tesislerde, Binali Yıldırım ile Mehmet Cengiz, Nihat Özdemir, Hayrettin Özaltın, Adnan Çebi arasında gerçekleşen buluşmada sizin talimatınızla Binali Yıldırım bu şahıslardan belli oranlarda para ödemelerini talep etmiş midir? Binali Yıldırım “kendilerinden istenen ödeme oranlarının çok önemsenmemesi gerektiğini, demiryolu ihalesini (İstanbul-Ankara Hızlı Trende tünel ihalesi)  alarak zararlarını kapatacakları” yönünde kendilerine garanti vermiş midir?

İhale garantisini Binali Yıldırım mı veriyor?

- Sizin talimatınız ve emirleriniz doğrultusunda para talep edilen bu şahıslara daha birçok ihale verileceği yönünde Binali Yıldırım tarafından verilen herhangi bir garanti bulunmakta mıdır? Bu şahıslara kamu ihaleleri verilmesi noktasında ayrıcalık tanınması yönünde bir yazılı veya sözlü talimatınız bulunmakta mıdır?

- Turkuaz grubunun alınması için verdiğiniz talimatlar uyarınca,  424,4 milyon liralık vergi borcu Maliye Bakanlığı tarafından yapılan uzlaşma sonucunda sıfırlanan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz’den 100 milyon, Nihat Özdemir’den 100 milyon, İbrahim Çeçen’den 100 milyon, Adnan Çebi’den 30 milyon, Hayrettin ve Nuri Özaltın’dan 20 milyon, Naci ve Celal Koloğlu’dan 100 milyon, toplam 450 milyon ABD Doları talep edilmiş midir?

Koloğlu kriz geçirdi

- Bu meblağı duyunca Celal Koloğlu’nun kriz geçirdiği, Mehmet Cengiz’in kendisine 3 adet tansiyon hapı verdiği, bu yaşananların tarafınızca iletilmesine rağmen istenilen parada herhangi bir indirime gidilmemesi yönünde bir talimatınız bulunmakta mıdır?

Takip için Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi?

- Sizin adınıza bu işi takip etmesi için oğlunuz Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi, bu projenin kod adı “Mekke Projesi” midir, o tarihlerde sizin takip ettiğiniz Mekke’de gerçekleşecek, 15 iş adamının katıldığı hangi proje vardır?

Kolay kredi için bankaya talimat verdiniz mi?

- İş adamlarının bu parayı kolayca ödeyebilmeleri için kendilerine birer kamu bankası olan Ziraat Bankası ile Halkbankası’ndan kredi açılması yönünde sizin veya ilgili bakanların vermiş olduğu bir talimat var mıdır? Kendilerinden 300 milyon ABD Doları talep edilen Cengiz – Kolin ve Limak Şirketlerinin sahiplerinin ihtiyaç duydukları nakdin bir kısmı verdiğiniz emir üzerine Binali Yıldırım’ın araya girmesi ile 2013 yılı Ekim ayında Ziraat Bankası’ndan mı ödenmiştir?

Satış için tekzibiniz var mı?

- 23 Ağustos 2013 tarihinde kurulan, sermayesi 380 milyon TL olan Zirve Holding’in Çalık Holding’e 1 milyar 100 milyon dolara satılan Sabah ve ATV gibi iki medya grubunu barındıran bir şirketi devralması, daha sonra da bu grupların size tahsis edilerek kullandırılmasına yönelik kamuoyunda var olan iddialara yönelik medyada yayınlanmış bir tekzibiniz bulunmakta mıdır? Tekzip etmemenizin nedeni nedir?

Arzu eden siteyi kapatabilir, silmeyi düşünmüyorum.

Yazan:
Ars Ivci

Devamı

Hatay'dan Bir TIR Geçti Sınırın Öte Yanına

Cahilin cesareti vardır çünkü bilgisizlik riskin doğru algılanmasını ve değerlendirilmesini tamamen rastlantılara bırakır; şansınız varsa eyleminiz başarılı sonuç verir ya da vermez. Maalesef talih kuşu cahilleri tarih boyunca pek sevmemiştir.

Suriye'deki Türkmenlere çok gizli yapılan insani yardımı taşıyan tırın deşifre olması aslında çok da önemli değildi. Biraz işini bilen bir iktidar aracın Adana'ya, Mersin'e, daha açık deyişle Suriye'den başka heryere gizli proje malzemesi taşındığını iddia eder, biraz utanç ve hafif yüz kızartısıyla olayı akıllıca kapatırdı.

Sıkıntı şu ki Türkiye Tekel büfesi bile işletemeyecek insanlar tarafından yönetiliyor. Hal böyle olunca, izleme ve gözleme faaliyetlerinden, örneğin uyduların nasıl çalıştığından bihaber oluyorlar.

21 yy'da uydu teknolojisi ve fotoğrafçılığı çok gelişti. Binlerce km yukarıdan, hava müsait olduğu takdirde, küçücük bir kibrit kutusunun üzerinde ne yazdığının bile okunması mümkün; tabii kibrit kutusunun nerede olduğunu biliyorsanız.

İlk başta çelişkili gibi görünen bu olguyu gelin Hatay'da durdurulan tıra uygulayalım. Örneğin kendimizi Rusya'nın yerine koyalım. Doğu Akdeniz'i tarayan bir uydumuz, Lazkiye'de bir üssümüz ve tam olarak yeri bilinmese de Kıbrıs'la Suriye arasında yüzer istihbarat gemimiz var. Esad'a yardım ediyoruz ve herkesin şikayet ettiği Müslüman teröristlere silâh sevkiyatını engellemek istiyoruz. Nakliyede kullanılan araçları tek tek yok etmemiz  mümkün değil, Suriye güçleri oraya ulaşamıyor. Hava operasyonu da Türk Hava Kuvvetleri'nin saldırganca tutumu yüzünden tercih edilmiyor. Nasıl bir çözüm bulursunuz? En basit ve barışçı çözüm bu sevkiyatı yapan ülkeyi dizüstü çöktürmek, yeter ki onun teröristlere yardım ettiğini kanıtlayabilin.

İşte bu ahval ve şeraitte hedef ülkenin (Türkiye) bir tır dolusu silahı sınırdan geçirme girişimi olur. Araç deşifre olur ve 5-6 saat boyunca Kırıkhan'da bekler. Buna rağmen malum ülkenin sazan yöneticileri kamyonu yollarlar. Fakat artık durum farklıdır. Uydu nereye bakacağını bilmektedir, Kırıkhan'dan nihai varış noktasına dek kameraları aracın üstünde olacaktır. Yükün nerede, kimlere verileceği an be an gözlenecek, belgelenecek ve ileride yol, su, elektrik ve KDV olarak geri dönecektir. Kimileri ağlayacak, kimileri gülecektir.

Yazan:
Ars Ivci

Devamı
Fnord: All wrongs reversed..!. Powered by Blogger.

Copyleft © / ARS'IN GEMİSİ / Fnord: All wrongs reversed..

Template by : Urang-kurai / powered by :blogger