27 Nisan 2016 Çarşamba

14 Şubat 2016 Pazar

Sanatçının Rostropoviç Anı

21 Ağustos, 1968. Londra. Royal Albert Hall ünlü çellist Rostropoviç'i ağırlıyor, üstad Çek besteci Dvorak'ın çello konçertosunu yorumlayacak. Kaderin cilvesi, aynı saatlerde Sovyet tankları Prag sokaklarına dalmış, Dubçek rejimini insafsızca ezmekte. Evgeny Svetlanov yönetimindeki Sovyet Devlet orkestrası protestolara aldırmadan konsere çıkıyor. Ve Slava. Sahnede. Kalabalık içinde ama yalnız. Bildiği, inandığı sistemle, herşeyle ilgili ilk kuşkularını yaşıyor. Kelebeğin kozadan çıkma vakti.

Sanatçıların böyle anları, Rostropoviç anları olur, olmalı da, gerçekten sanatçıysalar, tabii. Çünkü sanatçı toplumun vicdanıdır. Herkes susar, o susmamalıdır. Bugün, şimdi, bu ülkede, doğuda, batıda, yaşanan bu islamcı kepazelikte sesi her zamankinden de gür çıkmalıdır.

Tarihi '68 Londra konserinin kaydı aşağıda. Bir bunu dinleyin, bir de Slava'nın eseri başka yer ve zamandaki çalışını.

9 Şubat 2016 Salı

Şiş Kebap Çok Güzel, Yine Gelecek Ben

sis kebap cok guzel
Ne çok işitmeyi severiz bu ifadeyi, nasıl da gururumuzu okşar. Biliriz gerçeği yansıtmadığını ama, gerçek güzel olmayınca ne yapsın son sünni müslüman Türk devletinin bireyleri?

Uzun bir aradan sonra yazıyorum günceme bir kez daha; tıpkı vakdi zamanında Özdemir İnce'nin dediği gibi yazmanın faydası olmadığını bilerek. Aklını yitirmiş bir toplumun, düpedüz kafasında kurguladığı hayalleri gerçek sanan (ing. delusional) reislerinin peşinde uçuruma doğru dörtnala gidişini izliyor yorgun gözlerim. Freni patlamış kamyonda, kendisini lastik top sanan yumurtalara bakıyorum; her sarsıntıda değil artık birkaçı, yüzlerle binlerle kırılıyor ama yılmıyorlar, daha hızlı diyorlar, tıpkı inançları gibi çölleştirdikleri memleketi bir uçtan diğer uca katederken.

Hüzünleniyorum. Keşke imkanım olsa diyebilsem ben de:

Şiş kebap çok güzel, yine gelecek ben.

Keşke diyebilsem içimden, "Nah gelirim bir daha!" diye.

23 Haziran 2015 Salı

22 Mart 2015 Pazar

Qipao: Sade ve Seksi

kirmizi qipao
Okullarda bize Moğol ve Türk akınlarını Çin Seddinin durdurduğu öğretilir. Bu kısmen doğrudur. Asıl etken Çin'in derin kültür hazinesidir; kalır, yerleşirseniz sizi dönüştürür ve kendisine benzetir (Galiptir bu yolda mağlup). Onun için savaşta kazansanız bile geri dönersiniz. Dolayısıyla, saldırılar talan amaçlı kalır. Çinli sabırla, bir oya gibi işleyerek duvarını örer ve sonunda yağmaya son verir.

Tek parçalı, yüksek yakalı, derin yırtmaçlı (etek kısa veya uzun olabilir) geleneksel kadın giysisi olan qipao ya da cheongsam, çekiciliğiyle sizi büyüler, hem de bütün sadeliğine rağmen. Gündelik yaşamda pek sık kullanılmaz; evinde ya da sokakta bu Mandarin giysisiyle dolaşan kadına pek rastlamazsınız. Partiye giderken, sevgilinizle çıkarken, vb giyilir.

Modern Çin'de qipao bir çeşit resmi elbise olmuştur, üniforma niyetine kullanılır; özellikle de lokanta, KTV (karaoke) ve masaj salonlarında. Ortalama Türk kadını bedeni için maalesef biraz küçüktür.

Kültürün en önemli göstergelerinden birisi de kadınların nasıl giyindiğidir.