20 Mayıs 2013 Pazartesi

Küçük Esnaf Olimpiyadı

seyyar kofte ekmek saticisi
Türkiye'nin, daha doğrusu İstanbul'un olimpiyat saplantısı sürüyor; sanırım beş ya da daha fazla yıldan beri milyonlarca liralık kaynak bu heves uğruna çarçur edildi. Aslında saplantı İstanbulluya da ait değil, çünkü meşhur Olimpiyat Stadında herhangi bir maç rezaletini yaşamış o güzel şehrin yerlisi, onbinlerce insanı aynı saatte, bir yerden diğerine nakletmenin herkese ne kadar büyük bir külfet getireceğini bilir, bilmese de sezer. Üstelik bir çıkarı da yoktur bu organizasyondan.

Hattâ, biraz geri gidip son bir yılda İstanbul'da düzenlenmiş turnuvalara bakarsak, örneğin WTA Tenis, Avrupa Yüzme Şampiyonası, Türkiye Bisiklet Turu vb, seyirci ilgisinin tavan yaptığını iddia etmek de mümkün değil.

Peki bu olimpiyadı kim ister?

Tabii ki küçük esnaf! Olimpik sporcularımızın sayısı iki elin parmaklarından azmış (dopingli olanları düştükten sonra), ne gam? Araziler el değiştirecek, planlar yeniden çizilecek, ihaleler alınıp verilecek ya. Oteller dolacak, taksiler vızır vızır çalışacak, seyyar börekçiler ve köfte-ekmekçiler yok satacak. Bir koyup beş alınacak.

Ah, bir kandırabilseler şu komiteyi. Aslında maraton aşığı olduğumuza, yüzme deyince akan suların durduğuna, jimnastikle nefes alıp verdiğimize, yüksek atlamanın lafının bile edilmesinin kalpleri durdurduğuna bir ikna edebilseler...

Parayı koyacak yer bulamazlar vesselam!