Torunlarının (sic), zoru görünce atasının kemiklerini bir torbaya tıkıştırıp kaçmadığı, hatta gerilemesine rağmen korku ve saygı uyandırdığı o günlerde, 17. yüzyılın ikinci yarısı diyelim, bakın nasıl esin vermiş aslen İtalyan olan Jean-Baptiste Lully'ye (1632-1687) Osmanlı. Barok müzikten hoşlanmasanız bile, parçanın enerjisi, yarı tehditkâr havası sizi hemen sarıyor (Türk'ün tören marşı):
Lully yaşasa bugün nasıl bir şey bestelerdi acaba?
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mart 2015 Salı
24 Şubat 2015 Salı
Kendini Beğenmiş Fransız Garsonunu Savunurken
![]() |
| Cafe de Flore |
Narrowsburg'dan Barry Becker tuvaletin nerede olduğunu sormuş garsonumuza. El cevap, "Heryerde neredeyse burada da öyle, tabii ki arka tarafta."
Seçtiği şarabı duyunca somurtan garsona sormuş yazarımız, "Yanlış seçim mi yaptım?" "Siz canınız ne çektiyse onu ısmarladınız. Bir erkek asla bir hanımefendiyi haksız çıkarmaz." Tam yanlarından ayrılacakken dayanamayıp geri dönerek, "Ama yanınızdaki beyefendi bunu istemiş olsaydı kesinlikle itiraz ederdim."
İş o raddeye varmış ki Turizm Bakanlığı garsonlar için kurslar açmış. Nasıl gittiği sorulunca da "Daha gidecek yolumuz çok, neyse ki durum henüz felaket boyutunda değil," karşılığını vererek garsonlardan çok şey öğrenmiş olduklarını kanıtlamışlar. Yazıda kahramanlarımızla karşı karşıya geldiğinizde neleri yapıp yapamayacağınızı anlatan kapsamlı bir liste de mevcut.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
