sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2016 Pazar

Sanatçının Rostropoviç Anı

21 Ağustos, 1968. Londra. Royal Albert Hall ünlü çellist Rostropoviç'i ağırlıyor, üstad Çek besteci Dvorak'ın çello konçertosunu yorumlayacak. Kaderin cilvesi, aynı saatlerde Sovyet tankları Prag sokaklarına dalmış, Dubçek rejimini insafsızca ezmekte. Evgeny Svetlanov yönetimindeki Sovyet Devlet orkestrası protestolara aldırmadan konsere çıkıyor. Ve Slava. Sahnede. Kalabalık içinde ama yalnız. Bildiği, inandığı sistemle, herşeyle ilgili ilk kuşkularını yaşıyor. Kelebeğin kozadan çıkma vakti.

Sanatçıların böyle anları, Rostropoviç anları olur, olmalı da, gerçekten sanatçıysalar, tabii. Çünkü sanatçı toplumun vicdanıdır. Herkes susar, o susmamalıdır. Bugün, şimdi, bu ülkede, doğuda, batıda, yaşanan bu islamcı kepazelikte sesi her zamankinden de gür çıkmalıdır.

Tarihi '68 Londra konserinin kaydı aşağıda. Bir bunu dinleyin, bir de Slava'nın eseri başka yer ve zamandaki çalışını.

31 Ekim 2013 Perşembe

Ayakkabı Boyacısının Fırçası

swinging in new orleans
Totaliter devletler sanatçının tehlikesinin farkındadır. Çok doğru olarak, yanlış nedenlerle de olsa, tüm sanatın propaganda olduğunu bilirler ve onların sistemini benimsemeyen sanat onlara karşıdır. Adeta içgüdüsel olarak sanatçının zararsız bir kaçık olmadığını, ilgisizliğin ardına saklanarak yeni bir gerçek yarattığını ve ifşa ettiğini sezerler. Dolayısıyla özgürleşmiş sanatçı, eğer mitolojideki Orpheus gibi paramparça olmak istemiyorsa, karşı-oyunu oynamayı becerebilmeli, icraatını Taoizm'in ve Zen'in Judo'su gibi gizleyebilmelidir. Herkes için herşey olabilmelidir, çünkü Zen'in tarihine bakan herkes, her disiplinin özgürleştirmek için kullanılabileceğini görür - ister çömlek yapma, ister bahçe tasarımı ya da çiçek aranjmanı, ev inşaatı, çay servisi ve hatta kılıç kullanma gibi; kişi kendisini psikoterapist veya guru diyerek yüceltmemelidir. O, her ne yapıyorsa onun sanatçısıdır, sadece güzel yapma anlamında değil de sanki bir müzik aleti çalarmışçasına. Cazın lingosuyla söylersek, sahneyi sanatçı yapar, ne yaparsa onu dans eder. Ayakkabı boyacısının fırçası gibi salınır.

-- Alan Watts, Psikoterapinin Doğusu Batısı

28 Ekim 2013 Pazartesi

Düş Nektarı

Fırçayla fareyi, tuvalle monitörü birleştiren sanatçılar yirmibirinci yüzyıla damgasını vuracak gibi. Kıvrımlar fraktala, boya tüpleri 24 bite dönüşüp sanatçının imgeleminden dışa yansıtılıyor ve işte sonuç, Olivia Curry'den:

Sirius

27 Ekim 2013 Pazar

Gerçeğin Göze Batırılan Tezahürü



Değişik arkaplanlarda doğanın kültürle olan savaşından Kylie Minogue'un bütün aşıklarına... Hangisini beğendiniz, Spencer Tunick mi, Joseph Kahn mı?

Başlığı çok düşündüm.

26 Ekim 2013 Cumartesi

Periler Nerede Yaşar?

sally j smith gunbatiminda buzdan saray

Belki bu soruyu henüz aklınız ermiyorken ya da zihniniz kirlenmemiş, algı kapılarınız kapanmamışken - hangisini tercih ederseniz - kendinize sormuşsunuzdur. Eğer sormuşsanız cevap gün gibi açıktır:

Tabii ki evlerinde!

Sıradan yetişkinlerse "Peri diye bir şey yok ki" diyerek konuyu geçiştirirler.

Sally J. Smith yetişkin olmasına yetişkin, ama temel elementleri, yani hava, su, toprak ve ateşi kullanarak yaptığı heykel ve yerleştirmelerin yanısıra periler için evler tasarlıyor (çoğumuzun hayalindeki iş).

sally j smith peri yuvasi
Aklınıza TOKİ geldi, değil mi?

Bir Garip Orman

emily lansley iyi tas ve arkadaslari
The Good Rock & Co
Orman bir ot parçası kadar yüksek ve insanın zaman kavramını yitirmesine, neyin gerçek neyin serap olduğunu anlayamamasına sebep olan sihirli gizemlerle dolu. Buraya hayatta yolunuzu kaybetmeden, kendinizle ilgili bildiklerinizi unutmadan ulaşamazsınız. Çeşit çeşit ağaç: ulu, küçük, yuvarlak, dörtgen ve uzun. Kimileri kumaştan ya da milyonlarca gözden, kimileri öldürülmüş hayvanların kürklerinden. Bazılarının yaprakları tüylerden, dalları tilki kuyruklarından, kimileri binbir türlü güç ve niteliklere sahip yüzlerce farklı canlıyla dolu.

emily lansley orman ordusu
Forest Army
Orman ilk kez gelen ziyaretçi için garip bir yer. Olan herşey beklenmedik. Her gün harf yağıyor; kaybolmuş, atılmış, yakılmış, hatta hiç gönderilmemiş mektupların artıkları, belki de birinin kafasından geçen herhangi bir şey. Hepsi sonunda ormana varıyor, unutulmuş ormana. Orman bir kenara atılmış ya da kendini öyle hisseden şeylerin yeri. Kullanılmış biletler, tüyler, kalem açacakları, saç kurutma makinelerindeki saçlar, hatta istenmediğini düşünenen ya da yolunu yitirmiş olanlar, anılar, öyküler, tutulmayan şakalar, kimsenin bakmadığı fotoğraflar, işitmediği şarkılar. Unutulmuş ya da zamanı geçmiş herşey.

emily lansley hayvan agaci
Animal Tree
Emily Lansley'den.

24 Ekim 2013 Perşembe

9 Mayıs 2013 Perşembe

Dünyayı Sırtında Taşımak

dunyayi sirtinda tasiyan kaplumbaga

Japon sanatçı Maico Akiba, Japonca sekai (dünya) denen, kaplumbağa, fil, goril, kutup ayısı vb hayvanların sırtında küçük eko-sistemler yaratıyor. Çocuk kitapları da çizen Akiba'nın dünyayı sırtlarında taşıyan hayvanlarına bir gözatın.

sirtindaki dunya ve fil

6 Mayıs 2013 Pazartesi