suriye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suriye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2014 Perşembe

Ne Kadar Bonzai İçtiniz?

Mavi hapı seçin

Merkel'in ulusal güvenlik gerekçesiyle tüm hükümet üyelerini ve üst düzey bürokratları yıllarca dinletmesi, sabah akşam çift doz bonzai çekmiş akıl ve ahlâktan pek az nasibini almış son müslüman Türk milletini nedense etkilememişe benziyor. Bir öğün haplamayıp berrak bir zihin durumuna geçebilseler Almanların, dolayısıyla tüm Batı'nın evlere şenlik TC hükümetini dinlemesinin olası risklerini belki de farkedeceklerdi:

  1. Teröristlere silah tedariki

    İstedikleri kadar kendilerini avutup "biz onlara yollamıyoruz ki" diyedursunlar , sınırın güneyine yollanan her sevkiyatın belli bir yüzdesi, ederi mukabili IŞİD'e ve türevlerine aktarılıyor (iyimser senaryo); işin aslı, başlangıçta, IŞİD Suriye'de faalken alenen destek almış olabilir (kötümser senaryo). İşin suyu çıktıktan sonra umarım durdurmuşlardır (Davutoğlu'nun stratejik dehası bunun ihtimal dahilinde olduğunu gösteriyor). Bu mümtaz unsurların işlediği her cinayet TC'nin sorumluluk hanesine yazıyor. Bununla ilgili konuşmalar dinlemeye takıldıysa, ki takılmaması çok zor, bu kayıtlar zaten fotoğraflanmış ve videoya kaydedilmiş görüntülere altyapı sağlıyor.
  2. Stratejik deha
  3. Katliam/Soykırım

    Bazı bölgelerde olaylar cinayet boyutunu aşıp neredeyse soykırım boyutuna ulaştı. Bu menfur işlere bulaşan kızgın çocukların ulaşım, aktarma ve transferlerinde siyasi emirle yardımcı olunduğu, tevadilerinin yapıldığı, haftasonu tatil paralarının ödendiği aleni gerçek. Bazı hükümet yetkililerinin kameralar önündeyken bile "İsrail dölü," "afedersin Ermeni" gibi ürkünç beyanları, başbaşa, rahat rahat konuşurken neler söylemiş olabilecekleri hakkında bayağı fikir veriyor. Ermenilerin soykırım iddilarının 100. yılına girme arifesinde, Türkiye ile kapanmamış hesabı olan herkesin bu kayıtların peşine düşeceği kesin. 

İyimser senaryo:

Batı bu konuşmaları sızdırıp, hükümet üyelerini yargılama tehdidiyle, akla gelen her konuda istediği tavizi alır.

Kötümser senaryo:

Kayıtları uluslararası mahkemeye sunarlar, TC'ye milyarlarca dolar tazminat ödetirler. Önümüzdeki 100 yıl boyunca öderiz.

Sözün özü, kimin ne kadar çaldığı, cari açığın kaçta kaçını kapattığı, kaç imam hatip inşa ettiği, ayakkabı kutularının numarası, vb ikincil konular. Bir an önce bonzai tüketiminizi azaltın ve kendinize gelin.

2 Ocak 2014 Perşembe

Hatay'dan Bir TIR Geçti Sınırın Öte Yanına

Cahilin cesareti vardır çünkü bilgisizlik riskin doğru algılanmasını ve değerlendirilmesini tamamen rastlantılara bırakır; şansınız varsa eyleminiz başarılı sonuç verir ya da vermez. Maalesef talih kuşu cahilleri tarih boyunca pek sevmemiştir.

Suriye'deki Türkmenlere çok gizli yapılan insani yardımı taşıyan tırın deşifre olması aslında çok da önemli değildi. Biraz işini bilen bir iktidar aracın Adana'ya, Mersin'e, daha açık deyişle Suriye'den başka heryere gizli proje malzemesi taşındığını iddia eder, biraz utanç ve hafif yüz kızartısıyla olayı akıllıca kapatırdı.

Sıkıntı şu ki Türkiye Tekel büfesi bile işletemeyecek insanlar tarafından yönetiliyor. Hal böyle olunca, izleme ve gözleme faaliyetlerinden, örneğin uyduların nasıl çalıştığından bihaber oluyorlar.

21 yy'da uydu teknolojisi ve fotoğrafçılığı çok gelişti. Binlerce km yukarıdan, hava müsait olduğu takdirde, küçücük bir kibrit kutusunun üzerinde ne yazdığının bile okunması mümkün; tabii kibrit kutusunun nerede olduğunu biliyorsanız.

İlk başta çelişkili gibi görünen bu olguyu gelin Hatay'da durdurulan tıra uygulayalım. Örneğin kendimizi Rusya'nın yerine koyalım. Doğu Akdeniz'i tarayan bir uydumuz, Lazkiye'de bir üssümüz ve tam olarak yeri bilinmese de Kıbrıs'la Suriye arasında yüzer istihbarat gemimiz var. Esad'a yardım ediyoruz ve herkesin şikayet ettiği Müslüman teröristlere silâh sevkiyatını engellemek istiyoruz. Nakliyede kullanılan araçları tek tek yok etmemiz  mümkün değil, Suriye güçleri oraya ulaşamıyor. Hava operasyonu da Türk Hava Kuvvetleri'nin saldırganca tutumu yüzünden tercih edilmiyor. Nasıl bir çözüm bulursunuz? En basit ve barışçı çözüm bu sevkiyatı yapan ülkeyi dizüstü çöktürmek, yeter ki onun teröristlere yardım ettiğini kanıtlayabilin.

İşte bu ahval ve şeraitte hedef ülkenin (Türkiye) bir tır dolusu silahı sınırdan geçirme girişimi olur. Araç deşifre olur ve 5-6 saat boyunca Kırıkhan'da bekler. Buna rağmen malum ülkenin sazan yöneticileri kamyonu yollarlar. Fakat artık durum farklıdır. Uydu nereye bakacağını bilmektedir, Kırıkhan'dan nihai varış noktasına dek kameraları aracın üstünde olacaktır. Yükün nerede, kimlere verileceği an be an gözlenecek, belgelenecek ve ileride yol, su, elektrik ve KDV olarak geri dönecektir. Kimileri ağlayacak, kimileri gülecektir.