medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2016 Perşembe

Üç Paralık Yazarcıklar



Dolar üç otuz
Sen yandın Amerika
Ağlıyor Meryem

Bu Ne Bylock Bu Ne Perhiz

Kadrolu yandaş yazarlardan Abdülkadir Selvi'ye göre MİT darbeyi tesbit edememiş [hurriyet.com] çünkü FETÖ üyeleri Ocak 2016'dan itibaren Bylock programının kullanmayı bırakıp Eagle namlı, 4.5 G uyumlu, yeni nesil şifreleme uygulamasına geçmişler (15 Eylül 2016). İlginç!

MİT bu sistemi tespit ettikten sonra kriptoları kırmaya başlıyor. Ne zamana kadar? 2016 yılı Mayıs ayına kadar. Darbeye şunun şurasında ne kaldı? MİT, ByLock'un şifrelerini kırarken onlar 2016 yılı Ocak ayından itibaren başka bir sisteme geçmiş bile. Eagle sistemi üzerinden haberleşmeye başlıyorlar. ByLock programının şifrelerini kıran MİT'in darbeyi haber alamamasının altında yatan neden, Eagle sistemi.

İmdi, Sn Selvi'ye  inanırsak, ki kendisi hiç yanılmaz ve hep doğru söyler, telefonunda Bylock çıktığı için tutuklanan, açığa alınan, işinden, görevinden ihraç edilen ya da mallarına mülklerine el konan insanlar muhtemelen nedamet getirip çoktan FETÖ'den ayrılmış ya da programı silmeyi unutmuş olmalı zira en son ve en yeni Eagle programını kullanmıyorlar. Bu da demektir ki darbeye yeltenmiş Eagle kullanıcıları serbest ve aramızda dolaşıyor!

Kimin hangi programı kullandığı aslında önemli değil. Sıkıntı şu: Her kusura mazeret, her yelkene rüzgâr ve her minareye kılıf bulmaya çalışırsanız sonuçta çarşafa dolanırsınız. Gazetecinin işi istihbarat kurumlarını aklamak değildir. Her kurum hata yapabilir ve hatanın tekrarlanmamasının biricik şartı basının işini yapması, sorunları, eksikleri, yanlışları korkmadan gündeme getirmesi ve çamaşırcılıktan uzak durmasıdır.

25 Şubat 2015 Çarşamba

Aksırıp Tıksırıncaya Dek Yiyenleri

(Başlığın devamı yazının sonunda) Alexander Soljenitsin Gulag Takımadaları'nda Stalin'in şerefine düzenlenen bir konferansta yaşanmış bir olayı nakleder:

Konuşma biter, herkes ayağa kalkıp alkışlamaya başlar. Eller yorulur, avuçlar kızarır, ama herkes sanki salonda NKVD ajanları varmış ve alkışı ilk keseni alıp götürecekmiş gibi alkışlamaya devam eder. Ta ki yorgunluktan düşüp bayılana dek.

Sahtekârlıktan samimiyet doğar mı? Evet! Görüldüğü gibi takdir sahte ama yorgunluk gerçektir. İçten pazarlıklı bir onay pekalâ yapmacık olmayan bir sona kavuşabilir. Tarih bunu yazmıştır.

(Başlığın devami) ... alkışlayın avuçlarınız patlayıncaya dek.

1 Şubat 2014 Cumartesi

Takip için Bilal Erdoğan'ı Görevlendirdiniz mi?

CHP Milletvekili Umut Oran'ın sansürlenen soru önergesi aşağıdadır:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan, bazı bakanlar ve kamudan sıklıkla ihale alan bazı işadamlarına ait son telefon görüşmesi tapeleri CHP tarafından TBMM gündemine taşındı. Sabah-atv grubunun satışını yeniden gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Erdoğan’a, “Sabah-atv satış koordinatörünüz Binali Yıldırım mıdır? Takip için Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi?” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği soru önergesiyle son tapeleri değerlendirdi. Umut Oran’ın, Erdoğan’dan yanıt beklediği sorular şöyle:

Sıkıntıdayız hallolacak bu iş

- 21 Temmuz 2013 tarihinde Cengiz Koloğlu ile evinizde yaptığınız görüşmede Sabah ve ATV ile ilgili olarak “sıkıntıdayız, hallolacak bu iş” demek suretiyle bu basın organlarının alınması yönünde sözlü bir talimat verdiniz mi?

- 21 Ağustos 2013 tarihinde sizin talimatınız doğrultusunda o dönem Bakanlık yapmakta olan Binali Yıldırım, İbrahim Çeçen ve Mehmet Cengiz’e Turkuaz Grubunun Cengiz, Kolin, Limak tarafından satın alınması için bir talimat vermiş midir?

Koordinatör Binalı Yıldırım mı?

- Sabah-atv satışı için kurulan para havuzunun koordinatörü Binali Yıldırım mıdır?

Ankara-İstanbul hızlı treni

- 3 Eylül 2012 tarihinde Ankara Ahlatlıbel’de bulunan sosyal tesislerde, Binali Yıldırım ile Mehmet Cengiz, Nihat Özdemir, Hayrettin Özaltın, Adnan Çebi arasında gerçekleşen buluşmada sizin talimatınızla Binali Yıldırım bu şahıslardan belli oranlarda para ödemelerini talep etmiş midir? Binali Yıldırım “kendilerinden istenen ödeme oranlarının çok önemsenmemesi gerektiğini, demiryolu ihalesini (İstanbul-Ankara Hızlı Trende tünel ihalesi)  alarak zararlarını kapatacakları” yönünde kendilerine garanti vermiş midir?

İhale garantisini Binali Yıldırım mı veriyor?

- Sizin talimatınız ve emirleriniz doğrultusunda para talep edilen bu şahıslara daha birçok ihale verileceği yönünde Binali Yıldırım tarafından verilen herhangi bir garanti bulunmakta mıdır? Bu şahıslara kamu ihaleleri verilmesi noktasında ayrıcalık tanınması yönünde bir yazılı veya sözlü talimatınız bulunmakta mıdır?

- Turkuaz grubunun alınması için verdiğiniz talimatlar uyarınca,  424,4 milyon liralık vergi borcu Maliye Bakanlığı tarafından yapılan uzlaşma sonucunda sıfırlanan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz’den 100 milyon, Nihat Özdemir’den 100 milyon, İbrahim Çeçen’den 100 milyon, Adnan Çebi’den 30 milyon, Hayrettin ve Nuri Özaltın’dan 20 milyon, Naci ve Celal Koloğlu’dan 100 milyon, toplam 450 milyon ABD Doları talep edilmiş midir?

Koloğlu kriz geçirdi

- Bu meblağı duyunca Celal Koloğlu’nun kriz geçirdiği, Mehmet Cengiz’in kendisine 3 adet tansiyon hapı verdiği, bu yaşananların tarafınızca iletilmesine rağmen istenilen parada herhangi bir indirime gidilmemesi yönünde bir talimatınız bulunmakta mıdır?

Takip için Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi?

- Sizin adınıza bu işi takip etmesi için oğlunuz Bilal Erdoğan’ı görevlendirdiniz mi, bu projenin kod adı “Mekke Projesi” midir, o tarihlerde sizin takip ettiğiniz Mekke’de gerçekleşecek, 15 iş adamının katıldığı hangi proje vardır?

Kolay kredi için bankaya talimat verdiniz mi?

- İş adamlarının bu parayı kolayca ödeyebilmeleri için kendilerine birer kamu bankası olan Ziraat Bankası ile Halkbankası’ndan kredi açılması yönünde sizin veya ilgili bakanların vermiş olduğu bir talimat var mıdır? Kendilerinden 300 milyon ABD Doları talep edilen Cengiz – Kolin ve Limak Şirketlerinin sahiplerinin ihtiyaç duydukları nakdin bir kısmı verdiğiniz emir üzerine Binali Yıldırım’ın araya girmesi ile 2013 yılı Ekim ayında Ziraat Bankası’ndan mı ödenmiştir?

Satış için tekzibiniz var mı?

- 23 Ağustos 2013 tarihinde kurulan, sermayesi 380 milyon TL olan Zirve Holding’in Çalık Holding’e 1 milyar 100 milyon dolara satılan Sabah ve ATV gibi iki medya grubunu barındıran bir şirketi devralması, daha sonra da bu grupların size tahsis edilerek kullandırılmasına yönelik kamuoyunda var olan iddialara yönelik medyada yayınlanmış bir tekzibiniz bulunmakta mıdır? Tekzip etmemenizin nedeni nedir?

Arzu eden siteyi kapatabilir, silmeyi düşünmüyorum.

6 Aralık 2013 Cuma

Pazartesi Yer Yerinden Oynayacak

I am the Bavulman
Masasındaki evraklara bir kez daha baktı. Hepsinin köşeleri farklı renklerde ispirtolu kalemlerle işaretlenmişti. Yılların alışkanlığı işte; kimileri için tarih sırası, kimileri için alfabetik dizilim, bazıları için şekil ya da boy, onun içinse renk önemliydi, tasnif, tasnif, tasnif: yeşil, mavi, kırmızı, sarı... Ona boşuna Bavulman dememişlerdi. Gizli, can yakan belgeleri yayımlarken hep aynı taktiği izlerdi:

Önce sarı renklileri açıklardı; ve beklerdi... Sazanlar oltadaki yeme atlar, mal bulmuş mağribi gibi saldırır, biçimsiz dişleriyle hunharca ısırırlardı. İddiaları reddeder, inkâr eder, suçlarlardı. En keyifli an buydu işte; onların ağızlarından tükürük saça saça batmalarını izlemek.

Sarıyı, ki ona tokat derdi, yeşil izlerdi, bıçak darbesi. Önce tokatladığı hasmını, onu öldürmeyecek ama ciddi kan kaybettirecek şekilde deşmek. Bıçağı yiyen rakip öyle inlerdi ki ta Pensilvanya'dan duyulurdu hırıltılı sesi. İnkâr ve kabul. Toplardamardaki kesik kan kaybına yol açar, beyne giden oksijen azalır ve rakip tehdide başlardı. Yirmialtıdan kırküç yıla kadar hapis ha!

Isınan ve terleyen, abuk sabuk konuşan düşmana en çok mavi iyi gelirdi, yani soğuk su. En yüksek zirvelerden özenle toplanmış, buz gibi su şarrr diye boşalırdı başlarına. Ölümü kabullenme de bu aşama esnasında gerçekleşirdi, ama asıl öldürücü manevra kırmızı olurdu ki bunu pek sevmezdi. Birini öldürmek sapıkça gelirdi ona, intikam zayıflara göreydi. O yüzden genellikle kırmızıları sızdırırdı düşmanının düşmanına; karma, ilahi adalet, ya da her neyse.

Tekrar baktı mavi renkli evrağa. Bilgisayarın enter tuşu kaydetti ve yazı işlerine olan yolculuğuna başladı  tırnaklarından irin damlayan harflerden oluşan katar. Ve Bavulman kalktı, montunu giydi ve serin Aralık gecesine saldı kendisini. Pazartesi yer yerinden oynayacaktı.

28 Kasım 2013 Perşembe

Kaset Savaşları Manifestosu

Kaset savaşlarını yayınlayacak medya mensuplarına çağrıdır. İster F, ister H, isterse M tipi olun, aşağıdaki noktalara şu mütevazi manifesto ile dikkatinizi çekmek istiyorum:

  1. İleri Demokratik Halk Sultanlığı'mızda yüksek yaylalarda ikamet eden birileri "O evlerde kimbilir neler oluyordur" diyerek terbiye sınırlarını aşmış ve gençleri zan altında bırakmıştır.
  2. Bu ifadeden kuvvet alan sultanlığa bağlı kamu görevlileri memleketin kadın ve erkekleri hakkında cüretkârlık, hatta küstahlık derecesine varan demeçler vermiştir.
  3. Yayladaki konumuna ve çadırının rengine bakmaksızın, önüne gelen her sakallı topluma ahlâki ayar verme yarışına girmiştir.
  4. Bu hâl ve şerait altında, size ulaştırılan ya da bilâhare gönderilecek kasetlerin görsel içeriğini yayınlamamanız anlaşılır ve doğru bir tutumdur. Zira, o muhterem şahısların -ucubeler de diyebiliriz, spastik hareketlerini izleme sevdalısı değiliz.
  5. Lâkin, bize ahlâk dersi verip sonra da kendileri her haltı yiyenlerin kimliğini bilmek hakkımız. 
  6. Bu vesileyle, size gelen kaset ve görüntüleri ya hiç haberleştirmeyiniz, ya da dosdoğru isimlerini yazınız.
Mevcut ileri demokratik etik zaten yeterince midemizi bulandırıyor, bir de siz medya etiği, gazetecilik düsturu vb'nin arkasına sığınırsanız, kusmak kaçınılmaz oluyor.

3 Eylül 2013 Salı

Vampirizma - 1

dövmeli vampir kadin
Bir vampir asla vampir olduğunu söylemez. Hatta ona vampir olduğunu söyleyenleri "Vampir olsam bana vampir diyenleri dişlerdim!" türü maskeli sözlerle yanıtlar.

-- Nihat Behram; Yurt, 01/09/13.

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Erdoğan Çıldırmakta Haklı

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı düşününce, insanın aklına akşam trafiğin yoğun olduğu saatlerde kocasını arayan kadının hikayesi geliyor. "Çevreyolunda çok dikkatli ol" diyor, "Manyağın biri ters yönden geliyormuş." Adam, "Ne demek istiyorsun" diye yanıtlamış, "zaten herkes ters yönden geliyor."

erdogan bes parmak
 Böyle başlamış David P. Goldman "Erdoğan Çıldırmakta Haklı" başlıklı yazısına takvim sayfaları henüz 18 Eylül 2011'i gösterirken. Yüce Varlık'ın tıpkı serseri bir mayın gibi savrulacağını ta o günden görmüş. İşin kötüsü, tek gören o olmamış, neredeyse görmeyen kalmamış. Ve Erdoğan'ın en büyük talihsizliği kendisini uyaran yandaş bir medyasının olmaması.

Şaşırmayın! Sözcüğü yanlış kullanmadım. Türkiye'de yandaş medya diye bir olgu hiçbir zaman olmadı. Bütün o Başbakan'ın gerisini yalayanların tek umursadıkları şey peşinde oldukları ihalelerdi. "Aman ürkütmeyelim, kumbarayı dolduralım" tasasıyla hareket ettiler. Nihayetinde, RTE'yi girdiği eğik düzlemden hiçbiri çıkarmadı; bırakın, teşebbüs bile etmediler. Gelin Goldman daha neler yazmış, bir göz atalım.

Katliamların birbirini izlediği Suriye'yi, zavallı Yemen'i ve iç savaş sonrası Libya'yı bir kenara koyalım. Mısır ölüyor (vurgu benim). Erdoğan'ın muzaffer tören geçişi Mısırlıları bir an için oyalamış olabilir fakat Arap basınına göre günü kurtaracak kaloriyi tamamlamak en büyük sorun.

Mısır ihtiyacı olan gıdanın yarısını ithal ediyor. Buğday fiyatı tüm zamanların rekorunu kırmış durumda ve halkın çoğu alamıyor. Hükümet güya ekmeği sübvanse ediyor ama indirimli un gitmesi gereken yerler yerine karaborsaya gidiyor; ekmek krizi tırmanıyor. Buğdayın alternatifi olan pirincin fiyatı %60 artmış.

Mısırlıların çoğu resmen aç. Ve giderek daha kötüye gidecek: Ülke her yıl 20 milyar dolar açık veriyor. Bu parayı kim verecek, kendi cari açığı GSMH'nin %11'ine ulaşmış Türkiye mi?

Hazır yeri gelmişken, ABD senatosu mu? Ne kendi dertlerine düşmüş Avrupalılar, ne de bir iki milyar verseler bile Suudiler. Tekrarlayayım: Mısır Somali'yi bile mumla aratacak (vurgu benim).

Arap toplumunun çözülüp dağılması Obama'ya bile saç baş yoldururken Tayyip Erdoğan'ın neler hissettiğini tahayyül etmeye çalışın. Ekonomik büyümesi duvara toslamak üzere, yakın gelecekte, Kürt nüfusun artmasıyla ülkesi bölünecek, İslam dünyasına egemen olma hırsı artık çözüm aşamasını çoktan geçmiş varoluşsal bir krize bodoslama dalmış durumda. Bunlar herkesi delirtir. Türk liderini ilaçlarını kaybetmiş bir hasta gibi görmeyelim, siyasi dürüstlük adına varoluşsal sorunlarla karşı karşıya diyelim.

Erdoğan'ın ne kadar tehlikeli olacağını ısrarla varsaymak kolaycılık olabilir. Örneğin sevgili David Warren onun için "dünya savaşını başlatabilecek adam" diyor. Bu TL'nin daha da çökmesi ve ekonominin ciddi gerilemesine yol açmaktan başka bir işe yaramaz.

Beni RTE korkutmaz, ama tahminleri tutan adamlardan korkarım.

23 Ağustos 2013 Cuma

Süsünü Büründürdüğüm Bağzı Şahıslar

Bu ülkede çirkin insanlar var; mide bulandıran, tiksindiren cinsten. Yemek niyetine hayvan tersi yiyen, sülfürik asit terleyen, cıva yumurtlayan, ağzından sözcük yerine karbon monoksit çıkan iğrenç insanlar.

Süsünü pek iyi büründürür onlar. Yandaş TV'lere çıkar, atar tutarlar. Nasıl olsa karşıt görüşlü birisi yoktur karşılarında. Hem olsa ne farkeder? Sallandırılmaktan beter eder kıymetlimin yargı sistemi tek bir ters laf çıktığında yüzeye.

Sabah akşam yalan söyler dururlar 76 milyona. Yarısı yer, bu da onlara yeter!

5 Haziran 2013 Çarşamba

Olan Güzelim Penguenlere Oldu

Böyle rezalet ancak Türkiye gibi dünyanın en zavallı AB grubunun olduğu bir ülkede yaşanabilirdi. Adına haber kanalı etiketini yakıştırıp da ortalık toz dumanken Güney kutbundaki imparator penguenlerini izlettirerek iktidardan nimet dilenen bir TV istasyonu başka nerede olabilirdi ki? Onurlu, omurgalı, cebinde azıcık harcayacak parası olan herkes bu musibet kanalı ve onun komprador uzantılarını kapitalist sistemin mantığı içerisinde çoktan işsiz bırakmıştı; tabii gezegenin diğer bir köşesinde!

Bu kadar zor mu arkadaş? Bu kadar mı muhtaçsın haberleri malum kanaldan öğrenmeye? Haberlerin yanında bedava çay pasta servisi mi yapıyorlar?

İşin kötüsü, o sevimli penguenlerin göründüğü belgeseller belki de orada seyretmeye değer bulduğum tek programdı. Listeye iki şirket daha girerken olan canım penguenlere oldu. Başka yerde izleriz artık.